Pazartesi, Eylül 01, 2008

pazartesi, fisun, laura ve tarhana

bugün pazartesi olmasına rağmen çok mutluyum. hayatımda ilk defa tarhana çorbası yaptım. ama mutluluğumun asıl sebebi bu değil tabiki. biraz sonra bir senedir göremediğim ama çok sevdiğim bir arkadaşımı karşılamaya gideceğim. günün güzelliğini masa örtüsündeki leke gibi gölgede bırakan tek şey fisun'un biraz hasta olması. buzlu rakılar, meyveli şaraplar en sonunda kendini gösterdi, kanepeye yatmış scrubs izliyor, sesi hiç çıkmıyor. bu ,fisun için çok zor bir durum çünkü o bir coğrafya öğretmeni ve iş gereği bütün gün konuşması gerekiyor. ev arkadaşı gereği de bütün gece konuşması gerekiyor. fisun'un çok zor bir hayatı var ama o her zaman seviyor-sevmiyor papatyasındaki seviyor cevabını alan insanın mutluluğunu taşıyor. bu ülkedeki herkes onun gibi olsaydı bütün çöp kutuları plastik/kağıt/cam geri dönüşümlü olur, domatesin kilosu her daim 500 lirayı geçmez ve herkesin bir kirpik kıvırma aleti olurdu.
şimdi size şuanda tek ihtiyacınız olan şey olan, bulunuşu orta asya türklerine dayandığı düşünülen ve uzun süre saklanabilen tarhana çorbası tarifi vereceğim.
buz dolabındaki en yumuşak domates seçilir ve rendelenir. bir diş sarımsak ince ince kıyılır ve biraz tereyağında domatlarla birlikte 2 dk çevirilir. ardından iki kase soğuk su bu karışımın üstüne eklenir ve silme dolu yemek kaşığı tarhana eklenir, kısık ateşte karıştırılarak pişirilir. eğer iki kişiyseniz bu şekilde karnınız doyabilir.

1 yorum:

ismail dedi ki...

ve burun çekile çekile içilir.
önerme= burun akıntan yiyecekler sağlıklıdır